Namastee !!! Hindistan'a yolculuk


Yaklaşık 2 hafta önce arkadaşım Deniz aradı.. Mesai bitimine 1,5 saat kala işleri yetiştirmeye çalışırken baktım iş telefonum çalıyor bilmediğim bir numara, işle ilgili olabilir diye açtım bir baktım Deniz..Kızım neden beni ofisten arıyorsun dedim, cebimden aradığımda hiç açmıyorsun hep yoğunsun en kolayı böyle ulaşmak dedi..O sırada ofis telefonu vızır vızır çalarken ‘5 dakika sonra arayacağım’ dedim. Yemedi tabi…Hep 5 dakika diyorsun sonra 5 gün sonra bile dönmüyorsun dedi :))) haklısın dedim gerçekten işim var ama söz birazdan arayacağım deyip kapatırken ‘Hindistan’a gidelim mi dedi ? Hindistan mı ne alaka ya dedim, valla ben tek başıma gidiyorum ‘hadi sende gel ikimiz gidelim' dedi…Öyle mi olur böyle mi olur iznimi değiştirebilir miyim bilmem ki , Nezih ne der gitme diyebilir derken iş çıkışı vize başvurusu için kendimi vesikalık resim çektirirken buldum :) Akşamına vize randevusu için başvurumu yaptım ve ertesi gün biletlerimizi kestirmiştik. Bugün başlayacak ve 2 hafta boyunca sürecek Hindistan seyahatimiz işte bu kadar plansız bu kadar alakasız oluşuverdi :)


Denizle Perşembe Hindistan'a gitme kararı aldık ve ben Pazartesi günü İstanbul'da Hindistan vizesi için başvuru yapıyordum. O haftasonu düğün için zaten İstanbul'da olacak olmam ve Pazartesi günü izinli olarak İstanbul'da bulunmam bana göre kesinlikle bir işaretti, Hindistan beni çağırıyordu! Ama sonra başvuru esnasında öğrendim ki İzmir'de yaşayanlar Ankara'da başvuru yapmak zorundaymış, önce 'olmaz asla almayız' dediler, yalvar yakar kabul ettirdim. Bu resim acı gerçeği öğrenmeden önceydi sonrasında nevrim döndü başvuruyu verene kadar akla karayı seçtim..İşaret falan diye yarattığım sipirütüel hava da böylece güme gitmiş oldu :D

Hindistan deyince aklıma rengarenk kumaşlar, hint kınası, Tac Mahal ve takılardan başka bişey geldiyse namerdim öyle diyeyim.. Bileti aldık benim ağzım kulaklarımda Hindistan’a gidiyoruz, iki kız gidiyoruz, canım arkadaşımla gidiyoruz diye zıp zıp zıplıyorum…Sonrası…Sonrası ilginç :) Google denen bilgi sonsuzluğu var ya…İşte oraya girdim Hindistan yazdım…Abovvvvv…Yakanlanma riskin olan hastalıklardan, yolda tecavüze uğrama ihtimalinden, kandırılma ve dolandırılma hikayelerinden, ganjda yüzen inek boklarından ve sefaletten başka hikaye yok denecek kadar az!

Heyecanım birden paniğe, paniğim de korkuya dönüştü..Bir işe kalkıştık ama iyi mi yaptık kötü mü yaptık soru işaretleri beynimde dönmeye başladı. Korkunun ecele faydası yok tabi, bileti aldık, kararı da verdik neyse araştıra araştıra vurulmamız gereken iğnelerden ilaçlara kadar herşeyi öğrendim. Bir seyahat sağlığı merkezine gidip doktor ile konuştuktan ve değerlendirme yaptıktan sonra aşıları pas geçip sadece sıtma için ilaç kullanmaya başladım. Bugüne kadar bir sürü ülkeye gittim bir kere açıp okudun mu gitmeden önce desen hayır asla, en ufak bir korku ve tedirginlik oldu mu içimde hayır ama Hindistan….Bu başka bir olaymış…Okuduklarını geç dinlediklerin de sinirini bozmaya başlıyor.. 'Ayy başka yer mi yoktu ‘ kızım hasta olacaksınız’ ‘kız başınıza bela mı arıyorsunuz’ ‘kocanda da akıl yok’ ‘aa geçen sene orda turist kıza toplu tecavüz etmişlerdi ’ şeklinde modumu yerlerin altına sokan yorumlar da cabası…Konfor alanı dedikleri bir mevzu var ya hikaye tam bu aslında. Kimse konfor alanının dışına çıkmak istemiyor, herkes bilinen yerlere gidilip en güzel otellerde kalınsın, en güzel restoranlarda yemek yenilsin ve free shoplardan torbalarca alışveriş yapılıp geri dönülsün istiyor.

Ama ben başka kültürler görmek sokaklarda kaybolmak, hiç bilmediğim bir kültürü solumak, konforu ve rahatı bırakıp gerekirse inek bokuna basarak zor olanı yapmak istiyorum. Her gün ofiste ya da sosyal medyada ‘dünyayı gezen çift' 'afrika’ya taşınan aile’ ‘gezgin gençler’ falan gibi ana fikri herşeyi bir yana bırakıp hayatın peşinden koşan insanların yazılarını zebil gibi paylaşıp likelamaya doyamıyoruz ama içimizden biri yapınca sen manyak mısınlar havada uçuyor. Ne yaman çelişkidir anlamadım. Macera peşinde koşarken hasta olmayacağım gibi bir iddiam var mı ? ASLA…Hatta kendimi kötünün de kötüsüne, yani en kötüsüne hazırlamış durumdayım ! Normalde tatil öncesi programım manikür pedikür ve ne giyerimden oluşurken şimdi hangi ilacı almalıyım diye eczane eczane dolaşıyorum. Sadece hijyenik ürünlere yönelik bir tatil alışverişi yaptım bu konuda Rossman bayağı işe yaradı…Yaraya alkol, ele dezenfektan, hijyenik temizleme mendili, yok hijyenik tuvalet kağıdı, sonra kazara bir yere dokunmam gerekirse diye dokunacağım yeri silebileceğim hijyenik mendil..Sonuçta 33 yıllık hayatımda hiçbir zaman bu kadar hijyenik malzemeyi bir arada görmedim ama hepsini almaktan da geri kalmadım.

Sıtma ilacını içiyorum ama yeter mi yetmezzz…Sinek kovucu losyon alındı hatta odada akşam yatarken takmak için sivrisinek kovucu zavazingoyu bile aldım. Ama onların sinekleri bizimkiler gibi değilmiş ki be anam…Sivri sinekleri için ayrı bir kitap yazılır yok öyle sokarmış yok böyle hasta edermiş yok yavrularmış bir yıl içinde bile hasta edebilirmiş..Bizim zavallı sivrisineklerin bunların yanında esamesi okunmaz..Koca yaz geçti şu İzmir sıcağında bir kere sinek koruyucu sürmedim kısmet Hindistanaymış..Eczacı bitki özlüleri var isterseniz onu vereyim dedi ‘ay yok dedim bu Hindistan sineği hakkında söylenenler doğruysa senin bitki özlü sinek koruyucusunu su diye içer bunlar’ mazallah, en zehirlisinden sarıver bana :)

Alışverişi yaptım yapmasına ama o kadar sıvı nasıl geçecek o x-raylerden hiç bilmiyorum..Seyahat tabi ki sırt çantası ile olacak şu anda rotamızda 7 tane şehir var hal böyle olunca çek çekli valiz pek akıl karı değil. Kazakistan Havayolları ile uçuyoruz ve bagaj hakkımız da zaten sadece 30 kilocuk. 30 litrelik sırt çantası hınca hıç doldu hatta yanında bir tane de küçük sırt çantası var.

 Bu arada neden Kazakistan Havayolları ile uçuyoruz çünkü promosyonlu bileti var :) THY 6 saate 2.400 TL’ye götürürken Kazakistan Havayolları aktarma ile toplamda 10 saatte 1.155 TL’ye götürüyor. Yarı yarıya olan bu fark için 4 saat daha eziyet çekmeye ve THY konforundan vazgeçmeye değer diye düşündük. Kazakistan havayollarına ise ilk defa bineceğim, düşürmese yeter ya sonuçta hepsi aynı yerde uçuyor :)

Gidişim 30 kilo olsa bile dönüşümde en az 20 kiloyu oralarda bırakacağıma eminim. Dinlediğim ve okuduğum tüm hikayelerden sonra Hindistan'a özel bir şıklık gerekmediğini anlamış bulunmaktayım :) O yüzden evde eski püskü ne varsa atılacak herşeyi doldurdum çantama, çalınsada kaybolsada umurumda olmayacak eşya dolu çantamın içi. Çorap dahil olmak üzere son kullanma tarihini aşmış yada yakında aşacak olan tüm eşyaları topladım. Arınma konusunda emin değilim ama hafiflemiş olarak döneceğime eminim.

Alışveriş kısmında ise Deniz ile aramızda aslında hiç konuşmadan ama doğal olarak bir iş bölümü oldu. Ben hijyen ve temizlik üzerine o da yemek üzerine yoğunlaştı.  Tek kelimeyle rezalet ama insan psikolojisi iste...Orada alırız ama ya alamazsak ah işe o ‘ya alamazsak’ yok mu ? İki gündür her şeyi aldırtıyor o minik ihtimal..Deniz gece whatsuptan mesaj atmış ‘bu kadar malzeme ile Hindistan’da kobi kurabiliriz diyor’ :) Aynı fikirdeyim!

Deniz'in bisküvilerinin yanında benim temizlik malzemelerim :) Hayır yani biraz daha dişimi sıkarsam Hindistan'ın pislik sorununa çare bulup döneceğim diye düşünüyorum. Düşünün ki titizlik iddialı olduğum alanlardan biri asla değil yani bir de öyle olsaymış napardım :) 10 tane titiz Türk ev hanımını oralara yollasak ak pak ederler Hindistan'ı geri gelirler buna eminim.



Bu kadar bisküvi, çerez vs almamıza rağmen taaa Hindistan’a kadar gitmişken de 2 hafta bisküvi yiyip dönmek hiç ama hiç cazip gelmiyor. İki üç günden sonra tedirginlik yerini gevşeme bırakınca ve Türk rahatlığı üzerimize çökünce 'amaaan bişey olmaz be' diyerek baharatlı hint yemeklerine gömülürmüşüz gibi geliyor. Ben şahsen kendime güveniyorum midye olsun, kokoreç olsun, işkembe çorbası olsun bunları affetmezken Hint yemekleri beni ne kadar bozar bilmiyorum. Belki de hayatımda ilk defa çıtı pıtı, narin ve sakatat tüketmeyen bir kız olmadığım için mutlu ve şanslı olacağım kim bilir :)

İki kız seyahat ediyor olmanın, iki kız Hindistan’a gidiyor olmanın doğuracabileceği tüm olumsuzluklara karşın bizi güzel şeylerin beklediğini umuyorum.  Yolculuğa bu akşam ( 8 Eylül) başlayıp 24 Eylül akşam dönmüş olacağız. Rotamız şu anda Delhi, Jaipur, Jaisalmer, Puskhar, Jodhpur, Jaıpur, Udaipur, Agra , Varanasi, Rishikesh ve Amritsar şeklinde gözüküyor ama yol bize neyi göstericek onu bilmiyoruz :) Tren ve otobüsler hakkında da diğer herşeyde olduğu gibi güzel şeyler okumadım ama seyahatimiz esnasında ikisini de bol bol kullanacağız. Bir zamanlar İstanbul'da yaşadığım için metrobüsten az biraz eğitimli olduğumu düşünüyorum muhtemelen bir İsveçli'nin yaşadığı kadar şok yaşamayacağım toplu taşımada :) Şu an için sadece Delhi’de ilk gece kalacağımız otelin rezervasyonu var tatilin geri kalanı ise plansız ve rezervasyonsuz. Plansızlığın en güzel tarafı bir şeylere yetişme telaşı olmadan anı yaşamak, nereyi beğeniyorsan orada daha çok kalmak, daha fazla keyif almak. Kötü tarafı ise muhtemelen özellikle başlarda nerede kalacağız nerede yatacağız diye biraz zaman kaybedeceğiz ama alıştıktan sonra bu kısmın da bizi yoracağını düşünmüyorum.

Görtüntü kalitesi çok kötü ama bu resmi de özellikle koymak istedim. Seyahate çıkacağımız kesinleşince Deniz mesaj attı. 10 yıl öncesinden hazırladığımız bir görsel... Dergi kapakları olurdu oraya resimleri koyardık işte Deniz ve Ben 'traveler' yani Gezgin dergisinin kapağındayız ve sağ üst köşede Hindistan yazıyor :) Vize görüşmesinde sonradan elimde patlayan sipiritüel havaya bu resimle yeniden kavuşuyorum, 10 yıl önce Deniz'le başbaşa kapağında olduğumuz bu dergideki gibi bugün başbaşa yine o dergide yazan ülkeye gidiyoruz. Hayat işaretlerle dolu gerçekten belki de sadece kendimizi akışına fazlaca kaptırıp onları kaçırmamak lazım. Seyahat esnasında bloğa yazmak pek mümkün olmayabilir ama gün gün neler yaptığımızı sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz :) Özellikle biz ordayken yapılacak öneriler muhteşem olur :) Instagram : zeynepinharikalardiyari (https://www.instagram.com/zeynepinharikalardiyari/ ) facebook : https://www.facebook.com/ZeynepHarikalarDiyarinda 
Deniz'in sosyal medya hesaplarına ise aşağıdan ulaşabilirsiniz