Para Kazanmanın En Kolay ve Eğlenceli Yolu 'Roamler' Uygulaması

Akıllı telefonlar hayatımızı ele geçirdiğinden beri en ufak bir boşlukta elimiz telefonda...Gözü telefonda üç kişiden ikisi ise kesinlikle oyun oynuyor. Telefonda oyun oynama deyince ben bu konuda çok zayıfım, sanal ortamda inek sağıp  çiçek dikmek ya da kızgın kuşları birbirine çarpıştırıp, şekerleri ezmek benim ilgi alanıma girmiyor :)



Hepsinden öte amacı olmayan bana bir şey katmayan ya da kazandırmayan bir şeye saatlerimi harcamak hiç mi hiç cazip gelmiyor. Bu yüzden genelde oyun oynamak için benim telefonumu eline alanlar büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar :)

Benim gibi düşünen başkaları da olacak ki  akıllı telefonlar ile hem oyun oynayıp hem de para kazanmayı sağlayacak bir uygulamaya imza atmışlar ; adı Roamler.



Roamler'den kısaca bahsetmek gerekirse; çeşitli görevler var ve bu görevleri tamamladıkça seviye atlıyorsunuz, görevleri tamamlamak gerçekten çok eğlenceli! Birinci seviye görevlerinde Roamler'ı tanıyorsunuz, görevleri tamamladıkça uygulamaya çabucak ısınıyorsunuz. Beni en çok eğlendiren görev ; geri dönüşümle alakalı olan 'Atmam, atamam' görevi oldu.Roamlerlar atmaya kıyamadıkları , farklı amaçlar için kullandıkları objelerin fotoğraflarını paylaşıyorlar.Bu arada uygulamayı kullananlar kendilerine Raomler diyorlar ve kendi aralarında uygulama içi bir ağa sahipler. Roamler'de hem fotoğraf çekiyor , hem dışarıda dolaşıp istenilen yerlere gidiyor hem de iki haftada bir açılan yarışmalara katılıp sürpriz hediyeler kazanabiliyorsunuz. Bende artık bir Roamler'ım :)


Bunların yanında okuduğunuz kitapları, izlediğiniz filmleri ve gezdiğiniz mekanları diğer Roamlerlarla paylaşabiliyorsunuz. Para kazanma kısmı ise market görevleriyle birlikte başlıyor. Örneğin; “Roamler’a Hoşgeldin” görevinden sonra karşınıza çıkan “Muz Kontrol” görevinde markete gidip muzların bulunduğu reyonun bir fotoğrafını çekiyor, muzların kilo fiyatını girip, birkaç soruya cevap veriyorsunuz. Böylece sadece birkaç dakika içinde 5 TL kazanıyorsunuz..


Eğer sizde  telefonda oyun oynamayı sevenlerdenseniz, en azından vaktinizi size para kazandıracak bir oyuna ayırabilirsiniz. Ayrıca görevler çok eğlenceli biran önce bir sonraki görevin gelmesini bekliyor insan.
İlginizi çektiyse facebook sayfasını ziyaret edebilir, kayıt formu doldurup, aktivasyon kodunuzu alıp uygulamayı kullanmaya hemen başlayabilirsiniz;

https://www.facebook.com/RoamlerTurkiye

Hiç kayıt olmadan hemen oynamaya başlamak istiyorum diyorsanız , telefonunuzun uygulamalarından Roamler uygulamasını indirebilir ve aktivasyon kodu istendiğinde 'harika' yazıp hemen uygulamaya geçebilirsiniz :) Buda benden size blogger torpili olsun :)
 

Evlilik Hazırlıkları

Cevap veremediğim mesajların ve ne yazık ki okuyamadığım maillerin sebebi 'aşırı derecede yoğunluk' :) İstanbul'dan İzmir'e taşınma, araya tatil sıkıştırma, iş değiştirme, düğün hazırlıkları, ev eşyası derken son zamanlarda ben hayatı değil hayat beni yönetiyor.

Bana düğünleri, nişanları ve diğer kutlamaları ile ilgili mesaj yazanlara hippi hippi cevaplar veriyordum sürekli. Asıl önemli olan senin ne istediğin, sen neyi hayal ediyorsan öyle yap gibi...Valla sözlerimi geri alıyorum , düğün deyince bizim ülkede akan sular duruyormuş meğer...


Mahalle baskısı mı dersiniz,  düzen mi dersiniz, gelenek görenek mi dersiniz bilemem ama ben kısaca 'offff dağılın' diyorum ....


Gelin ve Damat olarak çıktığınız her alışverişte sizin konuşma hakkınız bitiyor, dükkan sahipleri, tezgahtarlar ve satıcılar sağolsunlar hepsi artık sizin adınıza da konuşuyor..Eğer benim gibi simlere, allara , pullara ve abartıya karşıysanız sizlere bu yolculukta başarılar dilerim! Simsiz bir perde almak için kaç tane satıcıyla mücadele etmeniz gerekiyor biliyor musunuz ? 'Ama bu çok sade yeni evlilere vermiyoruz...' diye cümle duydum ben bugün...Yatak odasında abiye perde istemediğimizi kabul ettirebilmek için canla başla mücadele ettim...O kadar başarılılar ki bir ara kendimi sorgulamaya başladım acaba çok mu sade şeyler seçtim diye ! İşte o an olduğunuz an..Yani kendi seçimlerinizi sorgulamaya başladığınız an ısrarlı bir satıcı sizi 'gelin' kıvamına getirmiştir emin olun.



Bulaşık makinalarının birinden diğerine umutsuzca koşturup 14 mü 18 programlı yıkayan mı daha iyi kıyaslaması yapmaya çalışırken bekar evimde 6 senedir kullandığım makinenin sadece 1 programı olduğunu düşünüp kendime geldim, derin bir 'ohh' çektim. 6 senedir sorunsuz şekilde bulaşıklarımı yıkayabiliyorken bende olmayan 17 programın eksikliğini nasıl da hissetmemiştim..Ama olmuşken en iyisi olsun dediler, hem gümüş ve kristalde yıkıyormuş...Evet işte bu! Bekarlığa veda gümüş ve kristallere merhaba...




Ah o yatak örtüsü yok mu o yatak örtüsü...Perdeyle takım oluyormuş onlar...Yatak örtün olmaması olasılık dahilinde bile değil ancak birde perdeyle uyumsuzsa vay haline..Evlenince saat 06:35'de uykudan kalktıktan sonra işe gitmeden önce yatak örtümü serebileceksem sanırım uzaya mekik de yollayabilirim..Ama olsun dolapta bir tane şart, misafir gelince serersin...Misafirin yatak odamda işi ne bunu sorgulamayı bir yana bıraktım da yatağımı örtüsüz görürse ne olabilir o kısmı sorguluyorum daha çok !


Bu arada eşya derdi devede kulak; daha bunun düğünü var, düğünde aynı masaya oturtulmayacak küs arkadaşlar var, denk gelmemesi gereken eski sevgililer var, ortada kalan kimin masasına oturtmaya karar veremediğimiz damsızlar var :)


Sen herşeyi misafirlerini mutlu ve memnun kılmak için planlarken kader sinsi ağlarını örecek ve gecenin en huzursuz aynı zamanda en memnuniyetsiz teyzesine yemeği geç gidecek...Off o yemek ona geç gitmeyeydi arkadaş diyeceksin ama nafile gitti bile :) Sizin düğün hep o geç giden yemekle hatırlanacak...Yerinden memnun olmayan başka bir akraba pisti göremedi diye şikayet edecek, diğeri piste çok yakın olduğu için müzikten rahatsız olacak..Olacak olacak bunların hepsi bizim düğünde de olacak :)





'Ay bizim planlar daha tam belli değil ama gelmeye çalışacağız' diyen ancak suratlarına 'ya gel ya gelme kardeşim ama bize sayı lazımmm' demek istediğin sepmatik insanlarla dolu olacak etrafın..LCV kavramının ne yazık ki oturmadığı ülkemizde düğünden bir gün önce ayakta kalan misafir kabusları göreceğiz..


Taşınırken 6 yıllık hayatımı 8 koliye sığdırmayı başardım 6 kolisi hobi eşyasıydı :) Eşyalar kutuda yeni evlerine yerleşmeyi bekliyor..Bense güçleri alınmış superman gibiyim,  bir an önce incik boncukların içinde kendimi terapiye almak istiyorum.Yeni evde hobi odası olacak, toplamaya gerek duymadan tüm dağınıklığıyla evin en sevdiğim yeri olacağına eminim.




Hobi odası hayali ile 3 odalı ev bakarken emlakçıların 'yeni evli çifte iki oda yeter ne yapacaklar hobi odasını' dediklerini de duydu bu kulaklar ! Tabi aslında hobi odası yerine misafir odası yapıp kapısına kilit vurmak lazımdı , 5 yılda bir girip üstüne oturulmayan koltukların kılıflarını değiştirirdik, yeter ki  misafirlerin gönlü hoş olsun :)

Özetle benim günlerim böyle geçiyor, çeyiz ve evlilik klişelerine karşı don kişot misali mücadele ediyorum. Daha uzun yazmak isterdim anlatacak çok şey var ama düğünde misafirler dans ederken suratlarına zum yapıp oynayanları geren video çekimi için araştırma yapmam gerekiyor :) Ama sakın sakın sakın ha ben video çekimi istemiyorum demeyin...Nasıl kutsal bir hatıra olduğuna dair yaklaşık on tane hikaye dinledim sanırım onbirinciyi bünyem kaldıramayacak.





Şu ana kadar 'evlilik hazırlıkları aleminde' seçimlerim yüzümden dışlansamda mücadeleye devam :) Klişeler ve dayatmalardan uzak, sizin istediğiniz, sizin hayal ettiğiniz gibi bir eviniz olsun, hayal ettiğiniz gibi bir gelin olun, düğününüzde hep hayalini kurduğunuz şarkı ile dansedin...Hayal kurun, hayallerinizden vazgeçirmelerine de asla izin vermeyin.





Sevgiler,

Protest Gelin :)